BİR AVUÇ FUTBOLSEVERİZ. BURADA İÇİMİZİ DÖKECEĞİZ, DOĞRU BİLDİĞİMİZİ SÖYLEYECEĞİZ... BUDUR.
21 Şubat 2011
beşiktaş’ın sorunu ne
ŞAPKALARI ÇIKARTSIN HERKES, HUZURLARINIZDA ALEX

FUTBOLUN ADALETİ VE HAKEMLER

Şimdi son derby maça bakarsak.. Maçın ilk dakikalarından itibaren bir hakem stresi vardı. Gol erken gelince bu stres azaldı. Ancak bu sefer maçın kritik oyuncuları kollandı. Örneğin Gökhan Gönül birkaç sefer faul yaptı. Bunlardan en az ikisi kartlık pozisyon olmasına rağmen kritik bölge adamı olduğundan görmezden gelindi. H.Almedia golü atabilseydi bu sefer 4-5 fark BJK lehine olabilirdi. Bu ihtimali önlemenin tek yolu defanstan birinin atılmasıydı ve o olayda Ferrari bunu hazırladı ve hakem de infaz etti.
Şimdi gelelim Federasyona... ne ilgisi var derseniz, şöyle: BJK A.Gücü ile maç yapıyor, 3-4 gün sonra Dinamo Kiev ile UEFA kupa maçı var ve bu BJK ve Türkiye'nin sıralaması için hayati önemde. Ardından derby .... Federasyon ne yapıyor? Bu süre içinde BJK'nin hem ligde Derby maça kafa yormasına hem de Türkiye'yi temsil eden tek takım olarak Avrupa kupalarında çırpınışına desteğini çekiyor. Ortada bırakıyor. BJK üç maçı da kaybediyor. Zaten Süper Lig formalite iken Avupa Kupaları da başka bahara kalıyor.
Şimdi Federasyon kimin Federasyonu ? Kişilerin mi Türkiye'nin mi? Federasyon başkanının şahsi kini kimseye zarar vermemeliydi. Ama verdi. Derby hakemi Türkiye ölçülerinde iyi bir hakem olarak bilinir. Ama o da yanlış yapabilir. Önemli olan bunu kasıtlı ya da dolaylı yoldan aldığı direktifle yapıp yapmaması.
Fenerbahçeli dostlarımdan gelen mesajlar latifelerle dolu. Kendileri dahi bu galibiyetin bu kadar kolay olacağını ummadıklarını ve Ferrari'ye şükranlarını sunmaktalar. Canları Sağ Olsun... Ama futbolda yıllardır bilinen bir söz vardır. ATAMAYANA ATARLAR... NASIL ATILDIĞININ ÖNEMİ YOK O GOLÜ ATACAKSIN... ATAN KAZANIR ÇÜNKÜ, İYİ OYNAYAN DEĞİL... Hugo Almedia bu sözü ömür boyu unutmaz herhalde...
SON SÖZÜM SCHUSTER'E, DAHA ÖNCE SÖYLEMİŞTİM (A.Gücü maçında yazmıştım): MAÇI TRİBÜNDEN SEYRETSİN DAHA İYİ GÖRÜR...
SEVGİYLE KALINIZ.
20 Şubat 2011
Lpg li Ferrari

3 puan guzeil, biz yapıyor daha çok çalışmak

Frank Rijkaard apar topar gönderildiğinde ( ki gönderilmesinin yegâne sebebi Fenerbahçe’den bir mağlubiyet daha almamaktı, sanki 10 yıldır olmayan bir şeyden kaçınmaya çalışmak gibi) yönetimden kimsenin mevcut durumu öngöremediği aşikar. Hagi hariç elbette, “ daha kötü değil, daha kötü değil” dedikçe başka bir alemde yaşadığına tanık oluyoruz. Bu tonlama, “sizz hırsızzzzz, hırsızzzzz” tonlamasıyla aynı, gariptir.
Yönetimi, seyircisi ve basını ile iliklerine kadar bu durumu hak eden bir kulüp Galatasaray. Kimse de çıkıp ya birader ne yapıyorsunuz, bu adamı göndereceğinize Servet, H.Balta, Sabri, Ayhan, Barış, M.Sarp ile ne yapılabilir ki demediği, koskoca bir transfer sezonunu bitime saatler ile yakalayabilen bir yönetime her daim sahip çıkıp, burası Barcelona’ya benzemez hacı, o yıldızları kime versen şampiyon yapar geyiklerine inandıkları için bence lanetli bir kavim pardon kulüp Galatasaray.
Devre arasında 3 yabancı transferin de Rumen olması çorbadaki küçük Becali-Popescu bulantıları.
Artık basın toplantıları, d.günümü neden hatırlamıyorsunuz size çok kırıldım tarzında. Feci duygusal ve klinik düzeyde kompleksle örtülü.
Sonuç; Buca’ya yazık oldu.

düriye’nin güğümleri
“schuster’in alt takımları” gibi bir başlık atamayacağım için türkü çığırdık, sevgili okur. ben bu adamın bazı hallerinden hakikatten sıkılmaya başladım.
kaptan
16 Aralık 2008
www.derinlemesinepas.com
Umuyorum orada da başımıza bir taş düşmez..
www.derinlemesinepas.com


