futbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
futbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ekim 2008

Fenerbahçe-Arsenal

Fenerbahçe belki de son zamanlardaki en zor maçına çıkacak bu akşam Arsenal karşısında. Chelsea ya da Inter Fenerbahçe'yi Arsenal kadar hırpalayabilecek takımlar değillerdi oyun yapıları itibariyle. Bu maçın Fenerbahçe tarafı adına daha kötü yanı ise Fenerbahçe'nin şu an herhangi bir takıma yenilebilecek durumda olması. Şu ana kadar oynadığı maçlarda Fenerbahçe ilerisi için herhangi bir ışık vermezken, Arsenal kadrodan kaybettiği Flamini,Hleb gibi kritik adamlara rağmen bildiğimiz görüntüsünden çok uzakta değil. Geçtiğimiz sezonda aldığı galibiyetleri orta sahasına borçlu olan Fenerbahçe'nin, şu anki orta sahası belki de takımın en zayıf noktası.Hele ki Arsenal gibi orta sahasında Nasri,Fabregas gibi iyi pas yapabilen, araya iyi toplar atabilen adamlar varken Fenerbahçe'nin işi biraz daha zorlaşıyor. Bunların üstüne son zamanlarda formunun zirvesinde olan Walcott hesaba katılınca Arsenal'in görünümü çok daha tehlikeli duruma geliyor.Tüm bunların yanında Arsenal'de de eksik olan noktalar da var elbet. Bu maçta oynamayacak olan ve defansın 3 ası olan Sagna,Gallas ve Toure'nin eksikliği ciddi olarak hissedilebilir. Defansif orta saha bölgesinde de sıkıntı yaşayan Arsenal bunun da eksikliğini sık sık yaşıyor. Öte yandan takımda İngiltere'nin big4'u içinde yer alan diğer takımlarındaki gibi yüksek tecrübeye sahip oyuncuları yok. Zaten Wenger'in de en fazla eleştirildiği nokta tam olarak bu oluyor. Geçen sezon Chelsea maçına dahi umutla bakan gözler, gelinen noktada haklı olarak bu maça pek umutla bakamıyorlar.

19 Ekim 2008

Hull City Kükrüyor

3 hafta üst üste Londra takımlarıyla oynayıp, 9 puanla geçtiler Londra takımlarını. Daha önce de yazmıştık Hull City'nin çok boş bir takım olmadığını. Arsenal,Tottenham ardından da West Ham. Michael Turner'ın bu sezonki ikinci golü bu maçın tek golü olup, Hull City'e 3 puan getirmeye yetti.

18 Ekim 2008

Şampiyonluk İçin Kaybetmemek

Genç kadrosundan kaynaklanan tecrübe eksikliğiyle sık sık eleştirilen Arsenal EPL'de şu ana kadar aldığı Fulham ve Hull mağlubiyetleriyle eleştirileri topluyor. Arsene Wenger ise şampiyonluğa giden yolun kaybetmemekten geçtiğini, bu dakikadan sonra sonuna kadar yenilmeden devam etmeleri gerektiğini söylemiş. Bu sezon hemen her takımın sorunu olan sakatlıklardan da yakınan Wenger, sezon başında alınmış olan 2 mağlubiyetin hesapta olmadığını ancak yine de bunun telafi edilebileceğini söylemiş. Aramızda kaç kişi kalacak maçlarda Arsenal'in mağlubiyet almayacağına inanır bilmem ama Wenger söylemiş artık!

14 Ekim 2008

Oynatalım...

İnternette gezinirken karşıma çıktı Tsubasa-Ishizaki ikilisi...

6 Ekim 2008

Futbolun Sevindiren Yüzü-Hull City

İngiltere liginde adını duymadığımız bir takımın üst üste bu kadar beklemediğimiz skorlar alması, bu senenin ilk sürprizleri arasında. Geçen sezon İngiltere Championship'i 3. sırada tamamlayarak, playofflarda Wembley’de Bristol City'i 1-0 mağlup etmelerinin ardından Premier Lig'e merhaba dediler. Hull City bu sezona oldukça iyi bir başlangıç yaparak, 7.hafta itibariyle Chelsea ve Liverpool'un ardından 3. sıraya yerleşti. Attıkları 10 gole karşılık, yemiş oldukları 11 gol ile averajlarının negatif değerlere düşmesini de içeride aldıkları 5-0'lık Wigan mağlubiyetine borçlular! İki hafta üst üste Londra'da oynayıp 6 puanla evlerine dönüyorlar Arsenal Ve Tottenham galibiyetlerinin ardından.
Genel manada lige çıkan takımdan çok fazla değişiklik yapmadan, eski takımlarında kendilerinden çok büyük beklentiler olan ancak tutunamayan oyuncuları takıma takviye ederek başladılar sezona. Bunların başında da Arsenal ve Tottenham deplasmanında attığı gollerle son zamanlarda takımın kahramanı olan Geovanni geliyor. Geovanni daha önce Barcelona,Benfica ve Manchester City formalarını giydi, ancak Manchester City’de geçen sezon sadece 4 maçta ilk 11 başlamış olması geçen sezonki istikrarını anlatmaya yetiyor. PSG’den transfer edilen ve daha önce Bolton ile EPL tecrübesi yaşamış olan Bernard Mendy bu sene takıma yapılan bir başka transfer. Arsenal’a atılan gollerden birinin sahibi Daniel Cousin ise daha önce Lens formasını da giymiş olan ve bu sezon Rangers’tan transfer edilmiş golcü oyuncu. 2007-2008 sezonunda Rangers’a transfer olmadan önceki sezonda forma şansı bulamamış olan Cousin, geçtiğimiz sezon Rangers formasıyla 4 kulvarda toplam 26 maça çıkarak 12 gole imza atmış. Daha önce Everton ve Newcastle tarafından denenen ancak sözleşme imzalattırılmayan Kamil Zayatte, Young Boys’tan kiralık olarak oynayan bir başka Hull City futbolcusu. Bir başka kiralık oyuncu ise Wigan’dan gelen ve geçen sezon sadece 8 defa Wigan’la maça çıkmış olan Marlon King.Sunderland’dan kiralık olarak gelen ve daha önce Manchester United genç takım formasını da giymiş olan Paul McShane ise bu sene takıma monte edilen 22 yaşında genç bir İrlandalı. Bu sezon yapılan transferler içerisinde adını daha önceden en fazla duyduğumuz oyuncu George Boateng. Middlesbrough’dan transfer edilen 33 yaşındaki orta saha oyuncusu bu sezon transfer edilen en istikrarlı oyuncuların arasında.
Aşağıda takımda yer alan oyuncuların, Hull City takımına katılış tarihlerini yazdım. Genel manada 2006-2007 sezonunda takıma yapılan takviyeler söz konusu. Çünkü Hull City şu an takımın başında bulunan ve 2006 yılından bu yana takımın teknik direktörlüğünü yapan Phil Brown ve başkanlığını yapan Paul Duffen ile 2006 yılında başlayan bir atılımın içerisindeydi. Şu ana kadar görünen tabloda ise bunun meyvesini yiyor durumdalar.Bizim diyarlarda olduğu gibi takımı lige çıkarıp, istifa eden ya da gönderilen teknik adamlara inat Hull City aynı teknik adamla devam ediyor.Takıma yapılan en pahalı transfer ise 2,5 milyon poundluk transfer bedeliyle Tottenham'dan gelen Anthony Gardner. Tabii ki sezon sonuna kadar neler değişir bilinmez, ancak şu ana kadar futbola renk katarak Hull City'nin biz futbol severlerin beğenisini kazandığı tartışılmayacak nokta. Tüm başarı dileklerimizi The Tigers’a yani Hull City’e gönderiyoruz...

Tottenham maçındaki ilk 11:Boaz Myhill(2003-2004), Andy Dawson(2003-2004), Ian Ashbee(2002-2003),Micheal Turner(2006-2007),Deiberson Geovanni(2008),Paul McShane(2008),Dean Marney(2006-2007),Marlon King(2008),Kamil Zayatte(2008),Daniel Cousin(2008),George Boateng(2008)

Yedekler:Bryan Hughes(2007-2008),Matt Duke(2006-2007),Richard Garcia(2007-2008),Bernard Mendy(2008),Peter Halmosi(2008 ),Caleb Folan(2007-2008 ),Samuel Ricketts(2006-2007)

Diğerleri:Nathan Doyle(2006-2007),John Welsh(2006-2007),Wayne Brown(2007-2008),Ryan France(2003-2004),Craig Fagan(2004-2005),Nick Barmby(2004-2005),Dean Windass(2007-2008),Nicky Featherstone(2006-2007),Matt Plummer(2003),Anthony Gardner(2008)

Takımdaki genç oyuncular:Will Atkinson,James Bennett,Liam Cooper,Jammie Deivid,Bill Law,Joe Lamplough,Steve Gardner,Nick McNamara,Micheal Bridges,Ryan Kendall

Görüldüğü gibi Tottenham maçına çıkan 18 içerisinde 8 oyuncu bu sezon takıma katılmış, genel takımda ise bu sayı 9'a çıkıyor. Yukarıda sıraladığım toplam 38 oyuncu içerisinde bu sezon takıma katılan oyuncu sayısının yaklaşık olarak 4'te 1 oranında olduğu ortaya çıkıyor, ki bu da olabildikçe makul bir değer lige yeni katılmış bir takım için. Bir takımın kendi haddini bilmesi, en azından plan ve programlarını belirlemiş olması ve buna sadık kalmasının güzelliklerini görüyoruz The Tigers'ta. Bir başka Londra takımı olan West Ham ile oynanacak gelecek haftaki maçta, Green Street Hooligans filminden kaynaklanan West Ham sempatimize rağmen haydi bastır Hull City diyoruz...

5 Ekim 2008

Yürüyen Merdiven #3

Sorumuzda değişiklik yok halen:Bu takım yürüye yürüye şampiyon olur mu başkan?

3 Ekim 2008

Yolcudur Newcastle

Futbolun beşiği İngiltere'de satılmayacak kulüp kalmayacak bu gidişle. Chelsea'nın satışı ile iyice dünya gözüne giren bu satışlar durmadan devam ediyor. Son çıkan haberler ise Newcastle United'ın satılacağı yönünde.Transferlere yapılan milyonlarca poundluk harcamaların ardından bir türlü gelmeyen başarı ve son olarak Keegan'ın ayrılışı kulübü iyice zora sokmuş durumda. Newcastle menajerlerinde Joe Kinnear yaptığı açıklamada, Mike Ashley'in kulübü satmak için 8 firmayla görüştüğünü söylemiş. Henüz bir resmi açıklama yapılmamış olsa da içeriden gelen bu haberler bu kulüben de muhtemelen satılacağı yönünde.

Arsenal'den En Erken Golü Bilene Saat

Arsenal yeni bir yarışma hazırlamış taraftarlarına, Arsenal'in saat sponsoru desteğiyle. 2008/2009 sezonu boyunca Arsenal'in attığı goller içerisinde en erken olanını bilen katılımcıya 4,150 £ değerinde bir saat hediye edilecek. Ve bu şanslı taraftar aynı zamanda Arsenal Tv ile röportaj yapma fırsatını yakalayacak. Öte yandan bu saatin aynısını en erken golü atan futbolcuya verilecek. Yarışmaya her ay bir kere katılım hakkı olmakla birlikte, İngiltere'de yaşıyor olmak ve Arsenal.com'a üye olmak şartı gerekiyor. Bu sezon içerisinde en erken atılan goller ise şöyle:

Tarih
Kulvar

Rakip
Skor


Golü Atan
Zaman
16-08-2008Premier League
West Bromwich Albion
10Nasri3:44
13-09-2008Premier League(D)
Blackburn Rovers
40Van Persie7:34
30-08-2008Premier League
Newcastle United
30Van Persie17:51
20-09-2008Premier League(D)
Bolton Wanderers
31Eboue25:12
20-09-2008Premier League(D)
Bolton Wanderers
31Bendtner26:43

Metalist:4-Beşiktaş:1

İlk maçların ardından heyecan beklediğimiz tek maç Beşiktaş maçıydı dün akşam. Kayseri ve Galatasaray'ın ilk maçlarda aldıkları sonuçlar itibariyle beklediğimizin aksi bir durumun gerçekleşmesi bir mucizeye bağlıydı sadece. Bu yüzden Beşiktaş maçını tercih ettim seyretmek için. Maça konsantre olamamış bir Beşiktaş vardı sahada dün akşam ilk maçtaki avantajlı skora rağmen. 180 dakikalık bir eşleşmede herşeye rağmen dünkü maçın 70. dakikasına kadar da şans Beşiktaş'ın yanındaydı. İlk maçta rakip birçok pozisyon bulup değerlendirememiş, direğe takılmış ve ikinci maçta da onca pozisyona rağmen skor halen 2-0'dı 70. dakikaya kadar. Yani o dakikada atılacak bir gol, eşleşmenin gidişatını değiştirebilirdi. Ancak olmadı, Beşiktaş beklenilen o golü atabilecek pozisyonları bulmakta bile zorlandı. Defansta Sivok'un eksikliği bariz şekilde kendini belli ederken, Zapo'nun kritik hatalarına Gökhan Zan'ın kötü performansı eklenince yapacak pek de birşey kalmamıştı Beşiktaş adına. Rakibin adını daha önce pek duymamış olduğumuzdan kendisini de kuvvetsiz zannediyorduk belki. Ancak, hiç de kötü takım olmadıklarını iki maçta da sergiledikleri performanslarından gördük. Sezona başlarken Sivasspor, Kayserispor, Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray ile avrupa kapısına dayanmıştık. Ancak sadece Fenerbahçe ve Galatasaray kapıdan geçebildi.

2 Ekim 2008

Genç Tecrübe

Haftasonu Emirates'te alınan Hull mağlubiyetiyle Arsenal'de bozulan moraller, güzel oyunun ardından alınan farklı Porto galibiyeti ile yerine gelmiş durumda. Özellikle Van Persie-Adebayor ikilisinin artan uyumu taraftarların da beğenisini kazanmış durumda. Her ne kadar takımda varolan tecrübe eksikliğinden gem vuruluyor olsa da, içeride alınan bir lig mağlubiyetinin ardından Şampiyonlar Ligi'nde grubun ikinci torba takımını bu genç takımla sirkülase etmek kazanılan tecrübeler açısından çok faydalı olmuş durumda. Bu sene ligde yedikleri 4 golün 3'ü kornerden gelince, Wenger buna karşı özel önlemler alarak çıktı Porto maçına ve karşılığını da aldı.Bizim teknik adamlarımız kulübeden çıkma zahmetinde bile bulunamıyorken başka diyarlarda yapılan analizler takımın oyununu tamamen değiştirebiliyor.

30 Eylül 2008

Fenerbahçe:0-Dinamo Kiev:0

Geçtiğimiz sezon içeride oynadığı tüm Avrupa maçlarını kazanmış bir takımın 5 ay içerisindeki büyük değişimini gördük bu gece. Sıradan takımları içeride rahatça geçebilen ( bkz. PSV) bir takım, bu sene doğru dürüst rakip kaleyi yoklayamıyor hale gelmiş durumda. Bu maçtan önce Dinamo Kiev'e 1 puan verelim maç oynanmasın denseydi kuvvetle muhtemel razı gelirlerdi. Fenerbahçe maça geçen hafta kaybettiği Sivas deplasmanındaki dizilişiyle başladı sistem olarak. Kalede Volkan'lardan Demirel olanı ve defansta Edu vardı sahada. Özellikle ilk yarı akıllarda kalan tek pozisyon Volkan'ın topu aynı pozisyon içerisinde iki defa ıskalamasıydı, keza ilk yarıda akıllara gelen pozisyonlar Kiev takımına aitti. Sola hapsedilmiş bir Emre, ne yaptığı belli olmayan bir Selçuk,sakat Alex,istikrarsız Kâzım ve birşeyler yapma gayretinde olan Maldonado orta sahasına bu kadar sabredebilmek ciddi emek gerektirir. İkinci yarının ilk dakikalarında bulunan birkaç pozisyon tempoyu az arttırmış olsa da ikinci sınıf bir futbol maçı vardı sahada. Ekranın karşısında tırnaklarımızı yiyerek oyuna müdahale beklerken, en azından sistemde bir oynama beklerken Luis kulübeden çıkmadı bile. Dakikalar 77'yi gösterirken mecburi değişiklik gerçekleşti Burak-Alex değişikliğiyle. Burağın sonradan oyuna girmediği maç var mı onu da bilmiyorum şu an. Emre'nin ortaya çekilmesini ve Selçuk-Uğur değişikliği beklerken bu defa da Emre-Uğur değişikliği gerçekleşti yine klasik bir hamle olarak. Böylesine temposu düşük ve kilitlenmiş bri maçta hamle yapmamış olmak tartışılması gereken ciddi bir zaaftır. Bu zaafı Dinamo Kiev kullanamamış olabilir ancak bundan çok daha az hataları affetmeyecek iki takım var grupta. Güiza iyi futbolcu, koşuyor, çabalıyor, pres yapıyor yani iyi niyetli.Eleştirilmesi gereken yönleri de vardır elbet, mesela şu saydığımız özelliklerden bazılarının Kezman'da da oluşu gibi. Ancak yine de Guiza Kezman'dan daha kalite bir adam görünümünde şu ana kadar. Fenerbahçe'nin Aurelio'dan daha büyük kaybı görüldüğü üzere Zico olmuştur. Takımın ruh hali tribünlere de yansımış durumdaydı belirgin olarak. Geçen seneki kadrodan sadece Kezman-Guiza değişikliği olsaydı diyorum ve hayallere dalıyorum...

26 Eylül 2008

Tra-nsfer-bzonspor

Son zamanlarda en fazla transfer trafiği yaşayan takım Trabzonspor sanırım. Avrupa dışına da transfer yaptıkları için alışık olduğumuz transfer dönemleri dışında da hareketlilik yaşayabiliyor Trabzonspor. İyi paralar kazanıp, Türkiye'nin transfer rekolarını altüst ediyorlar. Ancak gönderdikleri futbolcuların ne kadar kritik olduğu göz önüne alınınca yapılan hareketlerin çok da yerinde olmadığı görünüyor. Gökdeniz, Tekke ve de son olarak Yattara takımın çehresini değiştirebilecek oyuncular. Şampiyonluğa giden bir yolda yerleri sıradan oyuncularla doldurulamayacak oyuncular. Vardır elbet bir düşündükleri ama maçı çevirebilecek yetenekte adamlar olmadan şampiyonluğa oynayabileceklerini zannetmiyorum.

Yetmedi Mi?

Bugüne kadar rakipleri eleştirdik Aziz Yıldırım'ın konuşma tarzıyla dalga geçtikleri için. Çünkü birisinin bir zaafıyla dalga geçmek sağlıklı bir eleştiri ortamından ziyade, çaresizliğin getirmiş olduğu belaltı vurmadan başka birşey değildir. Tribün-başkan tartışmaları ekseninde takımın halini unutur olduk son zamanlarda. Durmadan yapılan açıklamalar, atılmayan geri adımlar ve sonuç olarak zarar gören bir takım. Son olarak Sivas'ta açılan ve Aziz Yıldırım'ı tiye alan bir pankart. Yetmedi mi takıma zarar verdiğiniz?Güzel şeyler olmuyor, köklü bir değişiklik lazım. Yeni şeyler söylemek lazım...

25 Eylül 2008

Lig Kupası

-Başarıya bu kadar uzak başka bir takım var mıdır bilemiyorum. Lakin harcadığı paraları göz önüne alırsak taraftarlarını çeşitli hastalıklara sevketmesi kaçınılmaz bir durum. Newcastle United'dan bahsettiğimi anlamamış olan yoktur sanırım, zira bu cümleler dünya üzerinde kaç takıma kurulabilinir emin değilim. Bugün Lig Kupası'nda evinde lige kötü başlamış bir diğer takım Tottenham'a 2-1 kaybetmiş Newcastle.
-Bir diğer skor ise arapların takımı Manchester City'den: Brighton & Hove A. normal süresi 1-1, uzatmaları da 2-2 biten maçı penaltılar sonucu 5-3 kazanarak paranın kıymetini gösterdi arap arkadaşlara.


Bu arada biz bu diyarlarda haftada 2 maç yapmaya şikâyet ederken, uzak diyarlarda 4-5 kulvarda yarışan adamlar aynı zamanda hafta içi lig maçı da yapıyorlar. Paket program(bkz. Fatih Terim)
Madrid 7 atmış, Milan deplasmanda kazanırken, Roma eli boş dönmüş Genoa deplasmanından. Milito 2 golle yeniden adapte olduğunu göstermiş.

23 Eylül 2008

Zico Bunyadkor ile Anlaştı

22/09/08 Zico confirma acerto com Bunyadkor, do Uzbequistâo

Zico'nun resmi sitesinde geçen haberin başlığı bu şekilde. Adını son zamanlarda çok sıkça duyduğumuz takım Bunyadkor(Rivaldo'nun takımı adı ile daha fazla nam salmış olan takım) ile anlaşmış Zico. Sözleşmenin ayrıntıları hakkında bir bilgiye rastlayamamış olsam da uzun soluklu bir sözleşme olmayacağı kanaatindeyim. Brezilya'da torun bakarken, arada küçük bir Özbek serüveni yaparak aynı zamanda cebini de doldurmak istemiş olabilir Zico. Alper Abi'nin de tasdiklediği üzere Özbek ligi Kasım sonunda bitiyor ve bu zaman aralığı da takımlarda en fazla yaprak dökümlerinin yaşandığı zamanlar. Zico, son zamanların göz önünde olan takımı Bunyadkor ile alacağı bir başarıyla sezon arası Avrupa'da boşalan bir teknik direktörlük koltuğuna oturabilir. En azından ben böyle umuyorum...

22 Eylül 2008

Yeniden

Üniversite hayatımın son senesi olması umuduyla, yeni sezon hazırlıkları sebebiyle bir süredir yazamıyorum. Yazamadığımız zamanlarda Porto mağlubiyetiyle dönen Fenerbahçe, tura yaklaşan Beşiktaş ile Galatasaray, turu Eyfel'in tepesine bırakan Kayseri vardı. Lig'de 3 büyükler haftayı 3'er farklı galibiyetlerle kapatırken, Arsenal geçen sene olduğu gibi sezona iyi başladı ilerisi için yine yeni soru işaretleriyle. Bayern evinde arkayı 5'lerken, Chelsea-Manchester United maçından galip çıkmadı. Hayat şimdi yeniden eski düzenine giriyor benim için...

11 Eylül 2008

Güney Afrika'10

Portekiz gecenin şokunu yaşayan takım oldu. 86. dakikada öne geçip ardından son dakikada yedikleri iki golle sahadan boynu bükük ayrıldılar.
İngiltere'nin Euro 08'de boy göstermesini engelleyen Hırvatistan diyet ödedi. İngiltere içeride kaybettiği maçın acısını deplasmanda 4-1'lik skorla çıkarttı. Formunu günden güne yükselten Theo Walcott hat-trick yaparak galibiyete damgasını vurdu.

-Gecenin bir diğer hat-trick yapan ismi Almanya'da Klose oldu. Ancak, Almanya Finlandiya deplasmanından 3-3'lük skorla evine döndü.
-Grubumuzda oynanan maçlarda ise Bosna Hersek, Estonya'yı 7-0 ile geçerken İspanya içeride Ermenistan'ı 4-0 mağlup etti.

10 Eylül 2008

Vladimir Beschastnykh

Bazı futbolcular vardır sadece isimlerinin gariplikleriyle hafızalarda kalan. Vladimir Beschastnykh de bu oyunculardan biri hatta belki de ülkemize gelenlerden bu konuda başı çekenlerden. 2002-2003 sezonunda S.Moskova'dan transfer edilmişti Fenerbahçe'ye. Rivayetlere göre dönemin Fenerbahçe'li yöneticilerinden Sadettin Saran bu transfer için Rus mafyası ile papaz olmuştu. Daha sonradan Saran'ın kulüpten ayrılma sebepleri arasında baş neden olarak bu transfer öne sürülmüştü. Keza Saran denildiği zaman hemen herkesin aklına ilk bu transfer gelir. Washington'un kalbindeki rahatsızlık nedeniyle takımdan ayrıldığı sezonun ardından transfer gündemine alınmıştı Vladimir. Almanya ve İspanya liglerinde de oynamış olduğunun referansına bir de milli takım kariyeri eklenince o zamanki forvet arayışı Vladimir Beschastnykh alınarak halledilmişti. Ya da en azından biz öyle sanıyorduk. Geldiği takımda 0,5 gol ortalamasına sahipken Fenerbahçe'de çıktığı 12 maçta ,attığına kendisinin de inanamadığı, 1(yazıyla bir) gol atmıştı. Belki de isminin gereklerini yapıyordu Fenerbahçe'de Vladimir. Rusça'da beschastnykh kelimesinin "şansı olmayan" anlamına geldiğini bir arkadaştan duymuştum. Gerçi o bana "bu adam harbiden cenabet" demişti ama biz yine de şanssız olarak alalım kelime anlamını. Rebrov ile birlikte uyum sorununu halledeceğini düşünürken uyum sağlayacak kadar gündeme oturamadı Vladimir. Verilen şansları da değerlendiremeyince takımda yer bulması imkân sız bir hal aldı. Geldiği sezonu takip eden sezonda Kuban'a giden Vladimir daha sonra bu istikrarını bozmadan her sezon bir takım değişti. Sırasıyla Kuban,Dinamo Moscow, Oryol, Khimki, Volga Tver'de forma giyen Vladimir şu sıralar Kazakistan takımlarından FC Astana'da top koşturuyor. Bu diyarlara gelmeden evvelinde fena sayılmayacak bir adamdı ama buraların havasını soluduktan sonra bir haller oldu, gol makinesi aldık diye sevinirken dişlileri çark etti adamın.

3 Eylül 2008

Kim Haklı?

Lugano ilk Porto deplasmanında cezalı mı değil mi konusu netlik kazanmış değil insanların gözünde. Resmi site! ilk maçta Lugano için sarı kart gördü derken UEFA öyle bir kart olmadığını söylüyor. FB Tv başta olmak üzere birçok yayın organı da Lugano'nun iki maçta da sarı kart gördüğünü yazdı. E bu durumda kim haklı?
STAT: Partizan
HAKEMLER: Craig Aleander Thomson , Francis Andrews , Tom Hug Murph (İskoçya)
FK PARTİZAN: Mladen Bozovic , Stevanovic , Dordevic , Paunovic , Lazic (Cadikovski dk. 88), Bogunovic (Marinkovic dk. 78), Petrovic (Maletic dk. 72 ), Sikimic , Knezevic , Diarra , Obradovic
FENERBAHÇE: Volkan Demirel , Gökhan , Lugano , Edu , Roberto Carlos , Kazım (Burak dk. 55), Selçuk , Alex , Uğur (Maldonado dk. 84), Semih (Emre Belözoğlu dk. 61), Güiza
GOLLER: Paunovic (dk. 11), Bogunovic (dk. 14) (Partizan), Alex (dk. 45 pen.), Guiza (dk. 50) (Fenerbahçe)
SARI KARTLAR: Alex, Burak, Lugano (Fenerbahçe), Cadikovski (Partizan)


2 Eylül 2008

Robinho City'de

Son günün en beklenmedik transferi oldu bu. 42 milyon euro (£34.19m) temiz para.Robinho, Chelsea, Madrid, City ve ben dahil olmak üzere herkes şaşkın.Berbatov da antrenmandan apar topar çıkıp uçağa gitmiş. United yöneticileri havaalanından alıp götürmüşler Berbatov'u.
Edit: Tottenham Manchester United ile anlaştıklarını açıkladı Berbatov konusunda. Açıklanan bonservis bedeli ise
£30.75m.