28 Mayıs 2008

Bu Ne Şimdi?

Milli takımda sakatlığından dolayı ayrılan Gökhan Gönül'ün ardından ayrılacak olan diğer 3 isim de bugün açıklandı: Yıldıray Baştürk, Halil Altıntop, İbrahim Kaş. İsimlere bakılırsa bir defans, bir ortasaha bir de forveti yollamayı amaçlamış milli takım heyeti. Ancak diğer isimler arasından bu isimleri seçmek ne kadar doğru tartışılacak bir konu. Özellikle Halil ve Yıldıray'ı kadrodan çıkarmak çok yerinde bir karar olmuş, Fatih Terim bence tam olarak ne yaptığının farkında! Kadro seçimiyle ne kadar gündeme oturduysa çıkardığı oyuncularla da gündeme oturacak Fatih Terim. Gündemde olmaya bayılıyor olsa gerek ki yaptığı herşeyde gündemi hedef alıyor.

25 Mayıs 2008

İtalya Kupası Roma'nın



Geçen sezona kadar çift maç üzerinden, bu sezon ilk defa tek maç üzerinden oynanan İtalya Kupası'nı geçen sene de kazanmış olan Roma kazandı. Geçen seneki gibi sansasyonel bir skor elde edememiş olsalar da kupayı üst üste ikinci toplamda sekizinci kez kazanmayı başardılar.
INTER-ROMA 1-2
Marcatori: 36' pt Mexes, 9' st Perrotta, 15' st Pelé
INTER: 1 Toldo; 13 Maicon, 16 Burdisso, 26 Chivu, 6 Maxwell; 4 Zanetti; 45 Balotelli, 14 Vieira, 5 Stankovic (1' st 30 Pelé), 31 Cesar (16' st 11 Jimenez); 29 SuazoA disposizione: 12 Julio Cesar, 40 Fatic, 21 Solari, 28 Maniche, 18 CrespoAll.: Roberto Mancini
ROMA: 32 Doni, 4 Juan, 5 Mexes, 7 Pizarro, 8 Aquilani, 9 Vucinic, 14 Giuly (21' st 3 Cicinho), 16 De Rossi, 20 Perrotta (27' st 33 Brighi), 22 Tonetto, 77 CassettiA disposizione: 1 Curci, 2 Panucci, 15 Antunes, 18 Esposito, 30 ManciniAll.: Luciano Spalletti

24 Mayıs 2008

Koşmuyor Ki!




Yine Yeni Gençler

Arsenal bu sene parlattığı birkaç oyuncuyu kaybedecek gibi duruyor. Flamini elden çıkan ilk adam olurken Hleb de yolculuk sinyallerini veriyor. Arsene Wenger bunu pek fazla sorun etmişe de benzemiyor şu an görünen tabloda. Daha önceden alınan ancak İngiltere için çalışma izni alınamadıktan sonra İspanya'ya kiralık yollanan Carlos Vela geri dönüyor, Samir Nasri için ciddi girişimler olduğu herkes tarafından biliniyor zaten. Bunların yanına yine Marsilya'dan genç bir golcü girişimi varmış yetenek avcısı Wenger'in. Eduardo'nun ve Rosicky'nin sahalara dönüşünün uzun zaman alacağını da hesaba katarsak yeni bir jenerasyon yolda gibi duruyor Arsenal için. Zaten Wenger taraftarlar beklentiye girmesin diye "yıldız falan beklemeyin, boşa hayal kurmayın, sadece gereken adamları alacaz,hadi şimdi dağılın" tarzında açıklamada bulunmuş. Ancak burada bir terslik var. Arsenal bu sene tecrübesizliğinin kurbanı oldu bir çok kritik maçta. Şubat ayına kadar Şampiyonlar Ligi ve Premier Lig'de oldukça iyi konumda olan Arsenal bir anda kendisi, kısa bir dönem içerisinde hedefsiz bir yerde buldu. Bu sorunun bu oyuncuların tecrübe kazanıp, bir arada oynamasıyla aşılacağını düşünen ben ve benim gibi birçok insan şu anki durumda hayal kırıklığına uğramış durumda.

22 Mayıs 2008

Gidiyor Mu?

Yıllar boyu Fenerbahçe yanlış transfer politikalarının kurbanı oldu. Geçmişten pek ders çıkarılmamış olacak ki halen bir kargaşa içerisinde belirsizlik hakim. Önce mart ayının sonunda halledilecek diye açıklama geldi, ardından nisan sonundaki yönetim kurulu toplantısı sonunda Zico ile sözleşme yenilenecek denildi. Zico Chelsea maçı sonrası sorun olmadığını, imza atacağını söyledi. Ancak şu an gelinen noktada ne gelen var ne de giden. Böylesi kritik bir dönemde yapılacak ciddi hataların bedeli fazlaca ağır olabilir. Sonra ardından bakakalırız gidenlerin...
Edit: uefa.com'da canlı röportajdaydı
Son cümlesi : It was a privilege to take part in the Champions League with Fenerbahçe. The passion of the fans in Turkey will always be good memories‚ although it sometimes gets out of control. I am grateful to Fenerbahçe for the experience of managing in Europe and I am happy with what I have done for the club. They can still do well with this mentality.
Fenerbahçe'den onlar diye bahsetmiş,
ŞL'de yer almak bir ayrıcalıktı, Türkiye'de taraftar her zaman anılarımda iyi kalacak ama bazen kontrolden çıktılar. Ben Fenerbahçe'ye minnettarım. Avrupa'da bir takım çalıştırmış oldum ve yaptıklarımdan dolayı mutluyum. Onlar mental olarak çok iyi iş yapacak durumdalar.

Duble

Yakışır Ferguson'a..Bırakır mı ki acaba?

19 Mayıs 2008

Fotoğraf Anlatıyor


Vah Zaragoza Vah

Bu takım düştü bu da son maçtaki onbiri, kadroya bakıp inanmak ne kadar mümkün?
Real Zaragoza: César; Zapater, Ayala, Sergio, Juanfran; Sergio García, Gabi, Celades , Aimar; Oliveira, Diego Milito.
Takımda yer alan oyuncuların listesi de böyle.Batan geminin malları gibi bu adamlar kapışılır artık. Bizim gazetelere de iş çıkmış oldu böylece.

1 CÉSAR SÁNCHEZ Dominguez
2 Carlos DIOGO
3 Javier PAREDES Arango
4 Carlos CUARTERO Laforga
5 OSCAR González Marcos
6 Fabián AYALA
7 Peter Bernard LUCCIN
8 Pablo César AIMAR
9 SERGIO GARCÍA
11 J. Francisco García “JUANFRAN”
12 Ricardo OLIVEIRA
13 MIGUEL Martínez
14 GABI Fernández Arenas
15 Francisco PAVÓN
16 Albert CELADES
19 David GENERELO Miranda
20 Francelino Da Silva MATUZALEM
21 Alberto ZAPATER Arjol
22 DIEGO MILITO
23 Sergio Fernández “SERGIO”
24 J.Herrero Gómez “CHUS HERRERO”
25 Javier " LOPEZ VALLEJO"

Hoşgeldiniz

Dün oynanan playoff finali ile Süper Lige gelen 3. takım da belirlenmiş oldu. Kocaelispor ve Antalyaspor'un ardından bir başka birinci lig deneyimi olan takım Eskişehirspor da ligimize merhaba dedi. Sevinilecek nokta çıkan 3 takımın da hatrı sayılır bir taraftar kitlesine sahip olması ve rakip takımlar için tam bir deplasman profili çizmeleri. İBB-Gençlerbirliği-Oftaş gibi deplasman hüviyeti taşımayan deplasmanların yanına bu gelen takımların varlığı çok iyi olacak, lige renk katacak.

16 Mayıs 2008

Göztepe Birinci Lige Mi?

Göztepe 3.Lige yükselme mücadelesinde Ayağaza Belediye'ye penaltılarla elenerek tüm sevenlerini üzüp amatör kümede kaldı. Ancak bugün ortaya çıkan bir haber Göztepe'nin gelecek sene amatör kümede olmayacağını söylüyor. Haber burada. Ancak aklıma takıldı nedense, Göztepe başka takımı alıp Bank Asya Birinci Lig'e ya da başka bir profesyonel lige gelecekse o takım gerçekten Göztepe mi olacak? Endüstriyel futbola lanetler yağdırırken bir takımı satın alıp adını koymak ne kadar iyi olur gerçekten bilemiyorum. Belki de iyi olur ancak kestirmek zor sonuçlarının ne olacağını.Göztepe taraftarının bu konudaki tavrı belirleyici olacaktır kulübün geleceği adına.

Böyle Biri Vardı Ne Oldu? #1

Tarık Daşgün
Hatırlayanlar bilir Gençlerbirliğinde parlamış ardından büyük takımları peşinden koşturmuştu Tarık Daşgün. Bileklerine oldukça hakim bir adamdı ve o zamanlar Ümit Aktan'ın da dediği gibi "rüzgârın oğlu" idi kendisi. Gençlerbirliği'nde oynadığı zamanlarda bile Fenerbahçeli olduğunu herkes biliyordu ve Fenerbahçe'de top koşturmak istediğini söylüyordu çekinmeden. Galatasaray ve Fenerbahçe transfer için birbirleriyle kapışmış ardından Tarık'ın kaçırıldığı haberi çıkmıştı piyasaya. Dönemin Fenerbahçeli yöneticilerinden Yavuz Kayral'ın bir gece ansızın Tarık'ı evinden alıp götürdüğünü öğrendik, ardından Şadan Kalkavan'ın villasında objektiflere yakalanınca artık Tarık bir Fenerbahçeli diyebiliyorduk. Böylesi olaylı bir transfer döneminin ardından Fenerbahçe'ye transfer olmuştu 120 milyar dolayında bir bonservis bedeliyle. Bu para iyi bir tüccar olan İlhan Cavcav'ın elinde iyi değerlendirilmiş ve şu an Gençlerbirliği'nin kullandığı bir çok tesisin temelini oluşturmuştu. Ancak İstanbul'a gelmesiyle çökmesi bir oldu Sarı Tarık'ın. Sahada olduğu kadar gece hayatında da hızlı olmasıyla nam saldı Tarık, Televole programlarının tavan yaptığı dönemlerde ekranda pek sık görmeye alışmıştık kendisini. Fenerbahçe'de kendine çok yer bulamadı ve sistem içinde eridi gitti. Teknik direktörler değişti ancak Tarık'ın formsuzluğu bir türlü değişmedi, Gençlerbirliğinde oynayan Tarık ortalarda yoktu. Yedek kulübesine her gidişi yeni bir tartışma konusu oluyordu Fenerbahçe medyasında. Öyle böyle derken Otto Baric "yeter" diyerek Tarık'ın ipini çekti ve Fenerbahçe macerasına son noktayı koydu. Ancak Tarık sarı-lacivert formayı çok sevmiş olacak ki Ankaragücü'ne transfer oldu Fenerbahçe macerasının ardından. Ayrılışı sırasında her ne kadar "bir gün Fenerbahçe'ye tekrar döneceğim" demiş olsa da dönmeyeceğini herkes gibi kendisi de biliyordu sanırım. Ankaragücü formasıyla da istediğini bulamayan Tarık sırasıyla Yozgatspor, Sakaryaspor, Ankaragücü, Gençlerbirliği ASAŞ, Göztepe, Karabükspor tekrar Y.Yozgatspor formalarıyla da dibe çöküşü yaşadı birkaç sene içerisinde. Dibe çöküşün ardından asıl yıkımı bir doping kontrolü esnasında yaşadı Tarık. Yozgatspor'da oynadığı dönemlerde esrar kullanarak doping yaptığı kesinleşince kendisinden istenilen savunmaya cevap vermeyerek köşesine çekildi. Çok şey beklenilen ancak hayal kırıklığıyla herkesi üzen Tarık böylece futbol yaşantısına da son vermiş oldu. Kim bilir belki de Maradona'ya özendi bizim Sarı Tarık. Böylece "Hakkaten bi Sarı Tarık vardı abi, hani Fenerbahçe kaçırmıştı ya bi de baya hızlı adamdı ne oldu?" sorusuna cevap vermeye çalıştım.

14 Mayıs 2008

Durma Git


Röportajı yayınlanıyor şu sıralar her yerde Kezman'ın. Vakti zamanında yanlış transfer politikasının ürünüdür Kezman Fenerbahçe için. Ne o sisteme uyabildi ne de sistem ona göre şekillenebildi. Zaman zaman saman alevi yükselişleri olmuş olsa da istenilen performansa bir türlü yükselemedi. Bunda onun ne kadar suçu olduğu tartışılır. Tartışılmayacak gerçek Fenerbahçe'ye olan katkısı ve gitmesi gerektiği. Ancak kalmak istediğini belirtiyor röportajda. Umarım bir transfer politikasıdır bu açıklamaları.

11 Mayıs 2008

Ciddiyetsiz Savunma

2007-2008 sezonu Galatasaray'ın şampiyonluğu ile sona erdi. Tebrik etmekten başka yapacak bir şeyim yok rakip pencereden bakan biri olarak. Fenerbahçe ise akıllarda bu sezon ligde yediği gol sayısı ile kalacak sanırım. Savunması ile öne çıkan, Drogba'dan, Fabiano'dan gol yemeyen, bu oyuncuları büyük başarı ile savunabilen Fenerbahçe defans hattı ligde bu görünümünden oldukça uzakta yer aldı bu sezon. İlk 5 sırada yer alan takımlar içerisinde en fazla gol yiyen takım ünvanını taşıyan Fenerbahçe aynı zamanda Oftaş'tan daha fazla gol yiyerek, Ankaraspor'dan 1, Trabzonspor'dan ise 2 az gol yiyerek 4-5-1 sistemine aksi bir karakter sergiledi ligin en fazla gol atan takımı olarak da. Öne geçtiği maçlarda da yediği gollerle bazı maçlarda ne kadar ciddiyetsiz olduğunu sergiledi bizlere. Toplam 13 maçta öne geçmesine rağmen kalesinde gol gören Fenerbahçe, bu maçlardan Kayserispor'a kaybederek 3 puan, Oftaş-Manisa-Ankaraspor ile berabere kalarak 6 puan bıraktı gerisinde. Ancak önem derecesi yüksek maçlarda aksi bir kimliğe bürünmüş Fenerbahçe çıkıyor karşımıza. İlk 4 sırada yer alan ve şampiyonluk mücadelesi veren takımlarla yapılan 6 maçta kalesinde sadece 4 gol gören Fenerbahçe, ligden düşen takımlardan toplam 6 gol yerken,sadece Büyükşehir Belediye'den 4 gol yemeyi başardı. Genel anlamda bir konsantrasyon eksikliği olduğu gözle görülecek kadar barizdi bir çok maçta. En büyük handikapın büyük maçlara verilen önemin sıradan maçlara verilmeyişi oldu bu sene Fenerbahçe adına.

EURO 2008 Kadro


Az önce açıklanan 26 kişilik kadro
Önce yazalım sonra yorumlarız..
KALECİLER
1-VOLKAN DEMİREL
FENERBAHÇE
2-RÜŞTÜ REÇBER BEŞİKTAŞ
3-TOLGA ZENGİN TRABZONSPOR
SAVUNMA OYUNCULARI
4-GÖKHAN GÖNÜL FENERBAHÇE
5-SABRİ SARIOĞLU GALATASARAY
6-GÖKHAN ZAN BEŞİKTAŞ
7-İBRAHİM KAŞ BEŞİKTAŞ
8-EMRE AŞIK ANKARASPOR
9-SERVET ÇETİN GALATASARAY
10-HAKAN KADİR BALTA GALATASARAY
11-UĞUR BORAL FENERBAHÇE
ORTA SAHA OYUNCULARI
12-MEHMET AURELIO FENERBAHÇE
13-MEHMET TOPAL GALATASARAY
14-EMRE BELÖZOĞLU NEWCASTLE UNİTED
15-TÜMER METİN LARISSA
16-YILDIRAY BAŞTÜRK VFB STUTTGART
17-HAMİT ALTINTOP BAYERN MÜNİCH
18-AYHAN AKMAN GALATASARAY
19-ARDA TURAN GALATASARAY
20-TUNCAY ŞANLI MIDDLESBROUGH
21-KAZIM KAZIM FENERBAHÇE
HÜCUM OYUNCULARI
22-GÖKDENİZ KARADENİZ
RUBIN KAZAN
23-NİHAT KAHVECİ VILLARREAL
24-HALİL ALTINTOP SCHALKE 04
25-SEMİH ŞENTÜRK FENERBAHÇE
26-MEVLUT ERDİNÇ SOCHAUX

9 Mayıs 2008

Francois Sterchele

2010 Dünya Kupası eleme grubumuzda yer alan takımlara bir göz atarken karşılaştığım bir haber Belçika'ya dair. Clubbe Brugge'da forma giyen Belçikalı 26 yaşındaki forvet Sterchele geçen sezon Germinal Beerschot takımında gol kralı olduktan sonra bu sezonun başında transfer edilmiş. Büyük umutlarla transfer edilen Sterchele 31 maça çıkabilmiş Brugge forması altında. Antwerp kentinden arkadaş ziyareti sonrası dönüş yolunda Porsche arabasıyla muhtemelen aşırı süratlı iken düz yolda kontrolü kaybedip yol kenarındaki ağaca çarpıp orada hayatını kaybetmiş geçen sezonun Belçika ligi gol kralı.

8 Mayıs 2008

El Turco


Fifa'da haber olacak kadar form yakaladı bu sezon yine Nihat. Atıyor ve de atmaya devam ediyor, 18.golünü kaydetti La Liga'da. Avrupa şampiyonasında belki de en büyük kozumuz olacak eğer ciddi bir sakatlık yaşamazsa. Yatıp kalkıp dua etmek lazım sakatlanmaması için.

7 Mayıs 2008

Onların Suçu Ne?

Anadolu finalinde kupayı alan taraf Kayserispor oldu. Penaltılarda Kayseri adına maç gitti geldi iki defa. Seri penaltı atışlarında Ivankov çok kritik iki penaltıyı çıkardı ya da Gençlerbirliği atamadı. Bahsedeceğim konu Kayseri'nin kupayı alması değil. Sponsor olan Fortis muhtemelen bu finale en fazla üzülen taraf olmuştur. Anadolu takımları arasında oynanıyor olmasının ilgiyi azaltması onlar için büyük problem olmuştur. Bugün bu kupayı herhangi bir büyük takım almış olsaydı TRT maç sonu en az 1 saat yayın yapar, kupa törenini bilmem kaç farklı kamera açısından gösterirdi. Bugün maç sonrasında sadece kupayı görebildik öylece duruyordu. Sonrasındaki reklamların kupa töreni için verildiğini zannetsek de gördüğümüz o kupa görüntüsü son görüntü oldu maça dair. E peki Kayserispor'un ya da Gençlerbirliği'nin günahı ne? Anadolu'dan neden şampiyon çıkmıyordu di mi?

4 Mayıs 2008

33

Maç esnasında arkadaşımla konuşurken, biz kafamızdan makul skorlar üretirken Gs-Sivas maçına dair kendisi maçın 3-5 biteceğini söyledi içine doğmuş gibi. Günün sürprizi sadece bu skor tahmini oldu benim açımdan. Skor beklenmedik olsa da maçı Gs'nin kazanması sürpriz olmadı kimse için. Sivas da bu sene içeride 3 büyüklerden toplamda 11 gol yiyerek güzel bir istatistiğe imza attı. Fenerbahçe sağlam dediğimiz defansına rağmen gol yemeye devam etti Şampiyonlar Ligi vizesini alarak. Akıllar Sivas maçında bünyeler Kadıköy'de olsa da birşey değişmedi. Beşiktaş ezeli düşmanları olarak görünen Bursapor ve Ankaragücü'nü ilk yarıdaki gibi ardı ardına yenerek Uefa mücadelesine devam etti. Sivasspor'dan son dakikada yediği gole yansın Beşiktaş. Belki de o gol Sivasspor'u Uefa kupasına götürecek bu sezon. Manisaspor düşmesi kesinleşen Kasımpaşa'ya evinde 2-1 mağlup olunca lige veda eden son takım oldu bu sezon. İlk 4 sırada kesinleşen bir durum olmamasına rağmen fazla bir sürpriz yaşanacağını beklemiyorum. Gs'ye içeride bir puan yetiyor defansları sakat ve cezalı olan hedefsiz G.Oftaş karşısında. Ligde artık herhangi bir hedefi olmayan, Türkiye kupasında finale odaklanmış Gençlerbirliği karşısında Sivasspor galibiyeti alacak gibi görünüyor şimdilik. Kayserispor Türkiye Kupasına fazlasıyla motive olacaktır gelecek sezon yeni stadlarını doldurmak adına. Bu durumda Fenerbahçe'nin performansı sıralamayı pek fazla değiştirmeyecek. Yine de bunun adı futbol ve top yuvarlak diyerek açık bir kapı bırakmakta fayda var.

3 Mayıs 2008

Kendi(ni) Bitirdi

Yaptıklarıyla,yapmadıklarıyla hakkında uzun uzadıya yazı yazılacak bir adamdır Sergen Yalçın. Nereden nereye hikayesi yazılabilecek isimlerin başında yer alır, nitekim biz de bi ara yazmaya çalışırız Sergen'in futbol yaşamı hakkında birşeyler. Eskişehirspor kendisini kadro dışı bırakmış zirve mücadelesinin en kritik zamanında. Sergen artık futbolu kesin olarak bırakacağını televizyonlarda yorum yapacağını söylemiş ilk açıklamasında. Kim haklıdır bilemiyoruz olayın içinde olmadığımızdan, sadece Eskişehirspor resmi sitesinde yayınlanan açıklamayı koymakla yetinebiliyoruz şimdilik.
“Futbolcularımızdan Sergen Yalçın son iki haftaya girdiğimiz bu kritik dönemde disiplinsiz davranışlarından ötürü Karşıyaka maç kadrosuna alınmamıştır ve kadro dışı bırakılmıştır. Basında yer alan kendisinin sözleşmesini tek taraflı fesh ettiği hakkındaki açıklamalar gerçeği yansıtmamaktadır. Ayrıca bugün itibariyle futbolcularımızın Eskişehirspor Kulübünden hiçbir alacağı yoktur.”

2 Mayıs 2008

Beleş Final

Bugünlerde Ankara'nın her köşesinde bu ilanlardan görmek mümkün. Bilet parası yok, yolculuk parası da yok, yeme-içme dahil mi bilmiyorum. Cavcav o konuda da bi güzellik yapar belki doyurur ölümüne Gençlerbirliği'ni -pardon ilanda da yazdığı gibi Gençlerbirliği'mizi- destekleyen taraftarlarını.

Uefa


Zenit Alman takımlarını resmen sirkülase etti bu sene. Rangers ise mayıs ayına üç kulvarda kupa mücadelesi vererek giriyor. İki maçı da seyredemedim ancak iki maçın skoru da sürpriz etkisi yaptı doğal olarak. İki takım da sürprize imza atarak çıktı finale. Alman-İtalyan finali beklerken İskoç-Rus finali çıktı karşımıza. Mayıs ayında Moskova İngilizlerle, Manchester ise Ruslarla dolacak. Uefa kupası Rusya'ya Şampiyonlar Ligi kupası da İngiltere'ye gider tahmininde bulunarak noktayı koyuyorum.

1 Mayıs 2008

Sözleşme, Aurelio Ve Tutumlu

Geçmişte yaşanılan birçok acı deneyim ders olmuş olmalı ki Fenerbahçe yönetimi sözleşmeler konusunda gayet tedbirli davranıyor son zamanlarda. Türkiye'nin son zamanlarda FIFA önünde duran davaları ve bu davalarda genel manada futbolcular-teknik adamlar lehine kararlar çıkması da bu tedbirin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Önce Appiah'ın sözleşmesi opsiyon ile uzatıldı şimdi de uzun zamandır transferi dilden düşmeyen Aurelio'nun. Aurelio'yu kaç tane kulüp ne kadar ciddi manada istiyor bilmiyorum, bu performansıyla bir çok kulübün istiyor olduğunu kestirmek pek de zor değil. Ancak menejerlerin biraz daha para kapma politikası sonucu belki de alakasız şekilde futbolcular medya önüne haber olarak sunuluyor. Bu haberler muhtemelen Aurelio'yu etkilemiş ki Fenerbahçe yönetimi Aurelio'nun menejeri olan Bayram Tutumlu'yu hedef alan açıklama yayınladı resmi sitede. Bu açıklama vesilesiyle Tutumlu'nun aynı zamanda Deivid, Vederson ve Semih 'e de bulaştığını öğrenmiş olduk. Devre arasında Semih ve Vederson'un isimlerinin sık sık İspanyol kulüpleri ile anılmasını Tutumlu'nun asıl menejerlik alanının İspanya olması açıklıyor. Menejerlik konusunda Micheal Laudrup'u Barca'dan Real'e getirmesiyle İspanya'da ünü yakalamış bir adam kendisi. Bu haberlerin oyuncuları etkilediğinden bahsetmiştim. Resmi siteden yapılan açıklamada konsantrasyon bozukluğundan ve takım ilişkilerinin zedelenmesinden bahsedilmiş futbolcuların etkilendiğini resmen kabul ederek. Aurelio'nun sözleşmesinin uzatılması bonservis konusunda Fenerbahçe'ye kazanç sağlayacaktır, bu açıklama gideceği izlenimini uyandırdı.Bu sene olmazsa seneye, tek ve ciddi fark bonservis olacak Aurelio'nun gidişi konusunda. Biz bu resmi daha önceden defalarca gördük ve daha çok benzerlerini görecez muhtemelen. Resmin ana karakterleri farklı olsa da resmin kendisi hep aynı kaldı karşımızda. Türk futbolu kimseden çekmedi bu menejerlerden çektiği kadar.

Kaldı Final

İngilizlere gideceği kesinleşen şampiyonlar ligi kupasında yarı finaller oynandı. Manchester United-Barcelona eşleşmesinde 180 dakikada atılan tek gol finalisti belirlemiş oldu. Kaleye şut çekmesini öğrenemeyen bir Barcelona için pek de beklenmedik sonuç değil. Yeni bir yapılanmaya giderler muhtemelen kupasız kapadıkları sezon sonunda. Az gollü geçmesi beklenilen Chelsea-Liverpool eşleşmesi 4-3'lük Chelsea üstünlüğü ile sonuçlandı. Mourinho iki kez yapamadı Grant efendi tek seferde başardı finale çıkmayı! Böylesi güzel maçlar için bir de Star TV kaliteli spiker-yorumcu ayarlayabilse herşey daha güzel olacak. Ne Henry Ajax'ta oynadı ne de Liverpool bu sene sadece Beşiktaş'a kaybetti. Liverpool'un kendi evinde Marsilya'ya kaybettiği maçtan habersiz olsa gerek maçı anlatan Emre Tilev. Ronaldo attığı bir çalım sonrası uzaylı gibi anlatılırken, Messi gözlerimizin pasını silerken tepkisiz kaldı bizim engin bilgili spiker ve yorumcumuz. Final maçında da kendilerinden buna yakın performans bekliyorum, çalışırlarsa başarabilirler.