2 Temmuz 2008

MTK

Çok fazla anımsayabildiğim zamanlar değildi Rıdvan'ın Fenerbahçe teknik direktörlüğünü yaptığı zamanlar. 13 yaşındaki bir çocuk ne kadar futboldan anlıyorsa o kadar anlıyordum futboldan. Fenerbahçe'nin nasıl oynadığı, kimin gelip kimin gittiği pek anlam verebildiğim olaylar değildi. Fenerbahçe'nin karışık olduğu dönemlerde büyüdüm kısmen; oyuncuların dövüldüğü, sezonluk Galatasaray galibiyetleriyle avunulan dönemlere denk geldi hatırlayabildiğim yılların çoğu.Bu yıllar en azından futbolu çok iyi analiz edebildiğim zamanlar değildi. Kazanılan ya da kaybedilen bir maç direk hafızamda kalıyordu üzüntü ya da sevinç olarak. MTK maçları da bu unutulmaz anlardan biri olarak kalmış aklımda o zamana dair. Aynı sokağı paylaştığımız benden büyük abilerimin bana takılışı, Rüştü'ye attıkları laflar halen aklımda. Arşivleri karıştırıp o zamana dair kötü anıları ortaya çıkarınca anlayabiliyorum o zamanki hayal kırıklığının boyutunu. Halen futbol muhabbetlerinde açılan konuların başını çekmektedir yaşanılan MTK hezimeti. Bu açıdan anlamlı oldu MTK eşleşmesi Fenerbahçe adına. 10 yıl içerisinde Avrupa'da alınan yolun mesafesini görebilecez rakibi küçümseme gafletine düşmediğimiz sürece. Bundan 2 yıl önce Kiev eşleşmesi geldi aklıma; teknik direktörsüz karmaşanın ortasında, oyuncuları belirsiz olan bir Fenerbahçe. Defansında Can ile 11 başlayacak kadar dengesiz bir yapıda olan Fenerbahçe vardı ve elenmek de kaçınılmaz olmuştu. Ancak halen teknik direktör takımın başında olmasa da bu defa durum biraz daha farklı. En azından futbolcu açısından çok fazla bir belirsizlik söz konusu değil ve teknik direktörün kimliği belli. Futbol bunun adı, topun ne zaman nereye gideceği belli olmaz. Ama umuyorum ki turu geçen taraf Fenerbahçe olur ve bir travma yaşatmaz taraftarlarına. Zira bunun açıklamasını birçok taraftar kaldıramaz.

1 yorum:

Beercholic dedi ki...

dişe diş kana kan intikam intikam!